PUBG hâlâ battle royale tarafının en sert oyunlarından biri. Burada ölmek çok kolay, toparlamak ise bazen bayağı zor. Bir kapıda yanlış ses verirsin, loot yaparken iki saniye fazla beklersin, yanlış zamanda ateş edersin ve maç direkt biter. Özellikle yeni başlayan biri için sona kalmak bile bazen mucize gibi geliyor.
Ama PUBG sadece aim oyunu değil. Haritayı bilmek, silahları tanımak, alanı doğru okumak ve fight seçmek en az refleks kadar önemli. İlk chicken dinner genelde “herkesi vurdum” diye değil, doğru yerde doğru kararı verdiğin için geliyor.
PUBG’de hayatta kalmak küçük alışkanlık işi
Sürekli hareket et, alanı doğru kullan, silah tepmelerine alış ve her gördüğün rakibe ateş etme. Bazen en iyi kill, bekleyip garantilediğin kill oluyor.
İlk kural basit: asla tamamen sabit durma. PUBG’de loot yaparken çoğu oyuncu fark etmeden heykel gibi kalıyor. Özellikle birinin death box’ını karıştırıyorsan, uzaktan seni izleyen biri için çok kolay hedef oluyorsun. Hafif sağ sol yapmak, geri ileri oynamak, loot ekranında bile karakteri oynatmak seni bedava kill olmaktan kurtarır.
Bu küçük bir detay gibi ama PUBG’de bu tarz detaylar maç kazandırıyor. Kutuyu açtın diye dünyayla bağını koparma. Etraf hâlâ dönüyor, biri seni scope’a almış olabilir.

Mavi alan konusunda da biraz rahat olmak lazım. Tabii ki zone dışında ölmek istemezsin ama erken oyunda blue zone o kadar ağır vurmuyor. Özellikle Jammer Pack bulduysan daha da rahat hareket edebilirsin. Bazen herkes güvenli alana koşarken sen mavi taraftan çıkıp rakibin beklemediği açıdan gelebilirsin.
Rakipler genelde arkadan, özellikle blue zone tarafından oyuncu beklemez. Hasarı kontrol edebiliyorsan sürpriz açı almak için kullanılabilir.
Kendi oyun stilini bulmak da önemli. PUBG’de herkes aynı şekilde oynamak zorunda değil. Uzaktan oynamayı seviyorsan sniper rifle ve scope kovalarsın, çatışmaları mesafeden izleyip doğru anı beklersin. Yakın dövüş seviyorsan School gibi sıcak bölgelere inip SMG veya shotgun ile direkt kavga ararsın. İkisi de olur, yeter ki ne yaptığını bil.
Ama çok katı da olma. Sniper aldıysan yanına yakın mesafe silahı koy. Yakın mesafe oynuyorsan orta mesafe için assault rifle taşı. PUBG’de fight mesafesini her zaman sen seçmiyorsun. Biri evine basar, biri tepeye yatar, biri arabayla üstüne gelir. Plan B şart.

Zeroing distance meselesini de es geçme. Scope ile nişan aldığında görünen mesafe, merminin nereye düşeceğini etkiliyor. 100 metreye ayarlıysa ve hedef 100 metre civarındaysa sorun yok. Ama 200 metre ve üstü hedeflerde biraz yukarı nişan almak gerekiyor. Bunu hemen öğrenemezsin, saatlerce oynadıkça oturuyor.
Haritadan mesafe hesaplamak da işe yarar. Oyun içi haritada beyaz kareler yaklaşık 100 metrelik alanları temsil ediyor. Uzakta biriyle kapışıyorsan, landmark’lara bakıp aradaki kareleri sayarak mesafeyi az çok çıkarabilirsin. Uzun mesafe vuruşlarda bu bilgi gerçekten fark ettiriyor.
Dürbünün ayarlı olduğu mesafeyi gösterir. Uzak hedefte daha yukarı nişan alman gerekebilir.
Haritadaki beyaz kareleri sayarak hedefin yaklaşık mesafesini tahmin edebilirsin.
Zeroing mesafesini artırıp azaltmak için kullanılabilir.
Training map’i de kullanmak lazım. PUBG silahları diğer shooter oyunlarına göre daha ağır hissettiriyor. Recoil ciddi. M416 başka teper, Beryl başka teper, DMR bambaşka oynanır. Bunları maça girip ölerek öğrenmek mümkün ama training map’te biraz denemek çok daha az sinir bozucu.
Her silahın recoil pattern’ını ezberlemek zorunda değilsin. Ama silahın genel hissini bilmek, hangi scope ile daha rahat oynadığını görmek, hangi grip’in sana uyduğunu anlamak maç içinde zaman kazandırır. Özellikle yeni oyuncular için training map, boş geçilecek yer değil.

Supply drop’lar ise hâlâ en iyi loot kaynaklarından biri. Güçlü sniper, LMG, üst seviye armor ve özel silahlar genelde drop’tan çıkar. Ama drop’a gitmek “bedava loot” demek değil. O kutuya sen bakıyorsan başkaları da bakıyor. Bazen drop çevresi maçın en sıcak noktasına döner.
Drop kovalayacaksan araç bul, düşüş yönünü takip et ve çevreyi iyi dinle. Direkt kutuya koşup açmaya çalışırsan büyük ihtimalle seni izleyen biri olur. Önce çevreyi temizlemek, sonra loot almak daha güvenli. Tabii bazen risk alman gerekir, PUBG biraz da böyle oyun.
Tava hâlâ oyunun en komik ama en kullanışlı detaylarından biri. Sadece melee hasarı yüksek değil, aynı zamanda kurşun geçirmez. Envanterinde varsa karakterin sırtına asılıyor ve arkadan gelen bazı mermileri engelleyebiliyor. Çok saçma ama çok PUBG.
Sırtında durduğu için arkadan gelen bazı mermileri engelleyebilir. PUBG’nin en eski ama hâlâ en tatlı detaylarından biri.
Gizlenmek de hâlâ işe yarıyor ama neyin ne kadar göründüğünü bilmek lazım. Bush içine yatmak veya uygun kıyafetle araziye karışmak bazen gerçekten rakibin seni kaçırmasına sebep olur. Ama çimen meselesine fazla güvenme. Uzak mesafede grass render olmadığı için sen kendini saklanıyor sanarken sniper seni açıkta görebilir.
Yüksek yerler, harita kenarları ve iyi görüş alanı veren noktalar genelde bekle-gör oyunu için iyidir. Her zaman koşup fight almak zorunda değilsin. PUBG’de bazen iyi pozisyonda beklemek, beş dakika boyunca koşup loot aramaktan daha değerlidir.
Sabır da en büyük taktiklerden biri. Bir rakibi gördün diye ateş etmek zorunda değilsin. Kaçırabilirsin, yerini belli edebilirsin, hatta başka biri ikinizi de izliyor olabilir. Kill almak istiyorsan bile bekleyip hızlı ve garantili kill almak daha mantıklı. Özellikle solo maçlarda gereksiz ateş etmek bazen kendi mezarını kazmak oluyor.

Araçları dikkatli kullan. Jeep, sedan, motor fark etmez; araç sesi herkese “ben buradayım” diye bağırır. Uzak mesafe kapatmak, alan dışından kaçmak veya haritanın dış bölgelerine hızlı gitmek için araç çok iyi. Ama gereksiz yere araçla şehir içinde tur atarsan herkes seni takip eder. Aracı doğru kullanırsan hayat kurtarır, yanlış kullanırsan seni hedef tahtası yapar.
Kapıları kapatmak da küçük ama güzel bir psikolojik oyun. PUBG’de looted binalar genelde açık kapılardan anlaşılır. İçeri girip kapıları kapatırsan, dışarıdan bakan biri burayı güvenli veya untouched sanabilir. Bu sana zaman kazandırır, hatta tuzak kurma şansı verir.
Binaların lootlanmış gibi görünmesini engeller, rakibi yanıltabilir.
Hız kazandırır ama konumunu neredeyse herkese belli eder.
Sabırlı olursan daha temiz ve risksiz kill alırsın.
Uzak mesafede grass render olmadığı için açıkta görünebilirsin.
Smoke grenade ise PUBG’de en değerli eşyalardan biri. Hasar vermiyor diye küçümseme. Smoke bazen revive aldırır, bazen loot yapmanı sağlar, bazen açık alandan geçerken tek kurtuluşun olur. Bir saldırıyı gizlemek için de kullanılır, kaçarken görüş kesmek için de.
Ben olsam her maç en az birkaç smoke taşımaya çalışırdım. Özellikle son alanlarda smoke yoksa açıkta kalınca yapacak çok şeyin olmuyor. Bir takım arkadaşını kaldırmak, care package lootlamak, araçtan inip pozisyon almak… smoke her yerde iş görüyor.

Son olarak haritaları tanımak çok büyük avantaj. Nerede iyi loot çıkar, hangi rotalar daha güvenli, hangi tepeler son alanda iyi pozisyon verir, hangi şehirden çıkmak tehlikeli… bunları öğrendikçe oyun daha az kaotik görünmeye başlıyor. PUBG’de bilgi gerçekten silah kadar değerli.
Bu taktiklerle her maçı kazanacaksın diye bir şey yok. PUBG zaten öyle bir oyun değil. Ama daha az bedava ölmeye başlarsın, sona daha sık kalırsın ve o chicken dinner bir noktada gelir. Biraz sabır, biraz harita bilgisi, biraz da doğru anda smoke atmak. Bazen olay gerçekten bu kadar.
Paylaş :




